Şehnaz Paçacı
kelebek gürültüsü

Karanlık Tümcesi

27 Temmuz 2009 | Sarhoş Kelebek

Bu bir karanlık tümcesi.
Bu bembeyaz bulutların arasında bir alacakaranlık yanılsaması.
Bir bilinç aldanması.
Bir söz yitimi.

Bu bir karanlık tümcesi.
Bir meleğin kanadından düşüp toprağa çakıldı umut silsilesi.

Yıllar önce ufacık bir çiçek vardı, oksijene ve güneşe aç, minicik bir çiçek. Dallanıp tomurcuklar açtırtacak bir besin kaynağıydı tek dileği. Sonra bir gün çok kuvvetli bir rüzgar esti, bir es verdi hayatına çiçek. Solunum ne zor iş imiş düşünmeye başladı.

Bir karanlık tümcesi.
Zordur çabalamak, umut başka diyarlarda dolaşıyorsa.

Bir damla toprağa düştü meleğin kanadından. Bir damla su, bir damla hayat, bir damla can toprağa düştü. Bir düşten uyandı çiçek.

Bir karanlık tümcesi.
Hayat bir nefesi alıp, bir diğerini verecek kadar kısadır.

Bir güneş doğdu, uzak bir diyarda; adı mutluluk da olabilirdi, acı da olabilirdi. Uzun yolu seçti çiçek; mutluluk zorlu, uzun bir yolda atılan tüm tohumların bileşkesiydi. Kendi bilmecesini çözdü çiçek.

Bir karanlık tümcesi.
Hayatta ve mutlu kalmak için bir kalp gerekli. Oysa ki doğumdan başlayan kalbi yontma eylemi, istisnasız tüm bedenlerin ölüm fermanı idi.

Bir tohuma dönüştü çiçek, bir kalbe dönüştü, bir avucun içinde atmaya başladı; bir meleğin kanadında bir umuda dönüştü.

Ve şimdi senin ellerinde bir kalp, benim ellerimde bir çiçek.
Sen bir hayat, ben bir beden.
Sen bir melek gibi saf ve umarsız, ben bir insan gibi aldanmış ve yorgun.




gerekli



gerekli - ama yayımlanmaz


Yorumunuz:

Gördüğümü görürse gözlerin, görürüz görülmeyeni görebildiğimiz derecede,
Bir olursak bir de gördüklerimizin etkisiyle,
Nişan alırız belki de güzel günlere!

Tüm göz, gez, arpacık komutlarının bu denli masumane olması dileğiyle..

Bir önceki yazı

Ne romantik, ne anlamlı..
Sadece
öylesine

yazım geldi..
geçiyor..
ve hatta geçti bile
yazasım geldi,
geçiyor bile
yazasım geldi,
içimi kalemle kazıyasım geldi,
kürtaj gibi!
bir yarayı temizler gibi
bir anıyı söküp hayatımın en afilli yerinden yerin dibine sokar gibi,
bir dikeni çıkarır gibi
seni içimden dışarı çıkarasım geldi.
kanata kanata canımı seni çıkarıp en güzel düşlerimden, sahipsiz bir mezara gömesim geldi.
gel’di..
git’ti…
bu seyrüsefer hiç bitmedi.
içim git’ti.
en sıcak yazım
burada
bit’ti..

Bir sonraki yazı