Şehnaz Paçacı
kelebek gürültüsü

Karanlık Düş Bahçesi

22 Nisan 2009 | s.k.t.g.k.t.

- – 2007 – -

Aynalar bile yalan söylüyor. Hele ki insanlar..
Bilmediğim bir dilde yazamadığım bir satır gibi, içimden yok hatta dışımdan en edepsiz küfürleri edesim geliyor sana; ama kahretsin öğrenemedim.. Çok romantik girmiştim başta şaşırdın dimi dostum, yok öyle şaşırmaca.. Kankamdan öğrendim, böyle üstüne gidince daha iyiymiş.. Alınıp kırılsam, kızsam falan ters tepermiş.. Mümkündür teper çünkü bunlar insani özellikler.. Bense strateji yoksunu, kalbi elinde saf kelebek. Nedense halen daha da ölemedim gitti. Hakket ya ölsem.. Valla ölsem ne güzel şimdi; kalk bilgisayarı kapat, yatağa gir falan, aman ha böyle yatma pijamalarını giy, çoraplarını çıkar, dişlerini.. Hay senin dişini ya.. Benimkilerden beter zaten seninkiler; dökülüp duruyor; bense kanıyorum. Ulan baktım da şöyle bir, ben hep kanayan, parçalanan yine de nefes alan.. Ama sen.. Kırılıp yok oluyorsun lan, ne güzel hayat! Sorumluluk sıfır, tasa sıfır, aşk.. Artık sıfır.. Saygı; küfür mü dedim ben?.. Çok ayıp.. Ayıp mı? Her zaman! Her zaman.. Sarhoşkelebek. Yarattığım anları değiştirememem ne acı dimi? Yarattıklarımı.. Tanrı’yla aramızdaki fark bu sanırım, bak o beni nasıl da değiştirdi! Tanrı.. Doğumgünü.. Bak onu da hatmedemedim, seni edemediğim gibi. Hatmetsem biterdi, ya sen? Aranızdaki ilişki düz mü söyle bana, oranınızı hesaplamak istiyorum. Çarpık ilişkilerden bahsetme, şişştt.. Hop! Yasak konular aman. İnsanlar falan olur sonra, insani özellikler olur. Kırılan, darılan olur.. Sen şimdi böyle elinde bitmesini istemediğin bir kalemle dursan.. Beynin zonklasa.. Üretsen hiç durmasan. Hiç duramayacağın için o kalemi tüketme hazırlığına geçmekten korksan.. Sen var ya aslında.. Bir korktuğunun farkına varsan.. Kan gibi. Elinin paramparça oluşunu gördüğünü düşün.. Kan.. Kalemse sapasağlam. Sen ona hükmedebilecek durumdayken onun senin yanında yekpare durması hiç anlam taşımazdı değil mi? Şimdi nefret ediyorsun değil mi? Oysa sen korkmazsın.. Oysa sen.. Oysa sen kendinden bile deli gibi korkarsın.. Uf olucam şimdi, neler dedim ben? Başım ağrıyor. Senin hiç ağrımaz dimi? Ağrısa bile geçer dimi? Sen hep sağlamsın, sen hep güçlü, sen hep dürüst. Dur burda. Dur burda, yanlış koymuşum kaleyi örerken taşları.. Çıkarılması gerekenler var, oysa korkuyorum biliyor musun ben de? Senin için değil, sakın ha.. Ördüğüm yapı nasıl hatalı olabilir diye, kralın o iğrenç vücut hatlarını cümle alem izlerken ben nasıl da pelerinin simlerine öyle ağzım açık.. Hooppp, kelebeksin sen.. Kanatlarım açık döne döne bakakalmışım diye.. Korkuyorum.. Korkuyorum.. Ve sen bunu bekliyordun biliyorum köşende biraz olsun büzüşüp kalsan bile yine aynı sağlam, çıldırtan ama patavatsız ve saygısız ifadenle ayağa kalkmak için bunu bekliyordun.. Oysa isterdim ki.. Normal hayatta yani, kimliklerini takmadan önceki halin yani; o zamanki gibi yine oyun oynasak.. Saflığımızı oynasak.. Ben o küfürleri hiç öğrenmesem hayata ve sana.. Bizi oynasak. Ben kelimelerle oynasam sadece.. Sen canımla oynamasan!..




gerekli



gerekli - ama yayımlanmaz


Yorumunuz:

Eksik kalmış bir not gibi yarım adımlarım.. Ne gitmeyi biliyor, ne kalmayı. Eksik bir aşk.. Ne bitmeyi biliyor, ne doğmayı..

Bir önceki yazı

Etrafımda evcilik oyunları, yemekler, misafirler, yorumlar vsler. Ftpler, cssler vs. Sabahlamalar, nikotinler, domain name’ler vsler..
Bir vs oyundur hayat.. 6 aylık planlar eşliğinde iktisadi, sosyal vs kalkınma planları..
Vs.
Vs.
Vs.

Bir sonraki yazı