Şehnaz Paçacı
kelebek gürültüsü

Karalama

24 Ağustos 2007 | s.k.t.g.k.t.

HB’nin ikinci kademesinden bir kalem..
Yok yazmak değildi amacım..
Kalemin kimliğine uygun olsun diye düşlediğim kapkara bi kar’alama.. Kara yazan bir kalem ya kârı sermayeyi geçmez diye durdurulmuş yatırımı. Ki yatımı da istemsizdi yıllarca. Aa unutuyorsun yine ama, nereden çıkardın bu şapkalı harfleri; devir değişti.. Şapkalı, saklı, güz’elli kelimeler geride kaldı. Güzün en güz’el ayı. Elli adımda duraklamama için nefes alımları. Kara yazılı bir an.. Beyaz üstüne kurşun kalemin yazdığı imgelerden doğan.. Soğuk olması gerekirken sıcak, ak, yasak çizmişim ya, hani şimdi benim var ettiklerim? Unufak edip unutmuşum hepsini, kıymet bilmezim. Ki zaten hep beni bilmezdim. Meğer tüm bilmediklerimin cevabı şimdide gizliymiş. Sorgulanan düşlerin aslı varmış demek.

Neden hep düştüm ben? Cevabı zor da olsa hatalı bi soru değilmiş! Temyiz yolu açık değilmiş.. Cevabı şimdilerde gizliymiş.

Bu gece HB’nin dördüncü derecesinden geri döneceğim çizgilerime.. Silinemez, genel – geçer tek o diye.. O kimsenin sevmediği, adına saman dedikleri, rötuştan geçmemiş, cilalanmamış bir kağıt alacağım elime.. Parmaklarım en güzel siyah olacak!!

– aslında yazılması gerekenler bunlar değildi bir süredir dokunmamazlık yapmışken içime, demem gerekti ki; mutluyum!! Sadece üstünde bir örtü var yazılanlarımın. Bilenleri elbet var, demek gereken kelimenin anlamını.. –

İri dalga senin saçların, bir de ellerin kapkara kalemlerden… derdim aksime bazen cam soyundan gelme düzeylerde gördüğüm.. Bundan sonra hep böyle..

Kapkara kurşundan umarım yaratırım masmaviyi!

dokuzkasımikibinbeş




gerekli



gerekli - ama yayımlanmaz


Yorumunuz:

Yenilenmekti yenişimin adı, yen-ilenmekti adı kırık kolun sol anahtarı! Tersine açılan kapılardan bahsimdir anahtarı görünce elime döktüğüm.. Ki ters ne bir elemdir bu tarihsizliğinde bilincin, ne de talihsizliğe bir nişan ilave.. Bilmediğinin farkına varmak çok farklı bir duygu, varolduğunu bilipte bilmiyorum… dan farklı, var mıymış? Nedir o? Kime denir, nasıldır? Böyle biraz.. Biraz da tam [...]

Bir önceki yazı

Yüksek voltajlı sanayi tipi bir ilişkiydi artık bizimkisi. En ideal seçimler yapılmış, en olurlu ihtimaller, tüm marjinal faydalar ayrıştılmış ve cam bir fanusun içine atılmıştı.. Bizim besinimiz olan! Hep buradan tükettik biz. sonra strelize aşklar gibi olduk. Sadece voltaj farkı olan. Bitmeyecek bir gerilim bu!

Paramparça insan vücutları,

biz; her seferinde kalbimizden doğurup öldürdüğümüz bedenimiz.

Paramparça kitap sayfaları,
neden [...]

Bir sonraki yazı