Şehnaz Paçacı
kelebek gürültüsü

Engelsiz Sözler ve Kader

05 Eylül 2007 | s.k.t.g.k.t.

Suç benimse eğer her fail gönüllüsünü yok edip alırım elbet, benim olandan mı sakınıcam? Ama değil…

Bazı şeyleri engelleyemezsin ve bu sözlükte kader olarak geçer! İnancımın ötesinde bir tesadüf silsilesinin sonucunda hayatı gördüm, hayatımı buldum, inancı gördüm!

Bazı şeyleri engelleyemezsin ve bu sözlükte kader olarak geçer! Peşini bırakmadım hayatın, ardından gittim, elimden tuttu, benimle yürüdü hayat yolda.. Ötesi olamazdı!

Bazı şeyleri engelleyemezsin ve bu sözlükte kader olarak geçer! Ve bir gün el eleyken birimizin ayağı takıldı tökezledik, burkuldu sanırım hala acıyor! Hangimiz bilmezken takılan taşa, acıyı karşılıklı yaşamak da kader olsa gerekti..

Ve şimdi gerçekten bandaj ve ağrıkesicilere dolandı ayağım.. Can kırıklarından yaratılan türevlere takıldım.. Benim.. Evet, hayatımı uzak tutarım!

Acısa da yürüyorum..
Yürürüm..
Belli mi olur belki de birazdan koşarım!!

Bazı şeyleri engelleyemezsin ve bu sözlükte kader olarak geçer!
Oysa ki ben..
Ellerimle hayatımı yarattım!
Ama önüne geçemiyorum!

…..

Bir tek kalbe güveniyorum!!

S U S M A L I Y I M

onbirtemmuzikibinaltı


“Engelsiz Sözler ve Kader” hakkında 2 yorum var
Avatar
Aydın Demirkan

Kaderi seçimlerimiz doğrultusunda oluşturan bizler değil miyiz? Yaşadıklarımızdan sorumlu tutulacaksak, nasıl “bu hayatı bir başkası giydirdi bize” diyebiliriz? Ödül ve ceza kavramı anlamını yitirmez mi o zaman?
Doğum hediye, ölüm hak… Yaşamı anlamlandırmak bizim işimiz…


Avatar
ümit

acı şart abi..acı olmalı kader mi dersiniz ne derseniz diyin.olmalı onlarsız yaşma sevinci nasıl yaşanabilir.siyah olmadan beyaz olabilir mi.adlandırabilirimiyiz insani yaşamı olmasa salakca bir sürü gereksiz acı…Vayy vayyy vayyy kadersiz arkadaşım vayyy..




gerekli



gerekli - ama yayımlanmaz


Yorumunuz:

Oyuna gelen gözlerin düşüncesiz hareketlerinde, sorgusuz icaplarında davetlere kayan bir yıldız gibi susuverdi aşk!
Aşk sustu, hava pustu; içim durdu.. Bilemedim..
Sıcaktı.. Çok sıcaktı.. Yanan saatlermiş ısıtanım; sezemedim..
Oyuna geldi gözlerim, yanlış gördü tavırları; aşk sandı gözlerinden süzdüğünü; önleyemedim.
Oyuna geldi gözlerim, ellerimi uzattım “hadi oynayalım” dedim; dizginlenemedim..
Çok sıcaktı; yanan kalbimmiş, içimmiş, senmiş, benmiş; dışında kalmışım..
Oyunda gözlerim; en büyük [...]

Bir önceki yazı

Bazen konuşmak istersin. Bir kelime, bir cümle vardır. Sözün sahibi vardır bir de. O’nadır, ithaftır.. İşte bu konuşamama anlarında bir tek O olmaz. O olmadığı için konuşulmaz. İçinden çıkmazsa seni kendinden çıkaracak bir anlam vardır. “Şey” gibi değil, yani kelimeleri bulamama değil, herşey yerli yerindedir, hazırdır, harfler. O tümce.. İşte sahibini arar durur dilinde. O’na [...]

Bir sonraki yazı