Ekim’de İstanbul II
Güzeldi İstanbul her zamanki gibi. İstanbul’da en uzun süreli yaşantım 1 haftayı geçmedi, arada hep üç gün, beş gün kalıp döndüm ancak ben İstanbul’u eskiden beri severim nedensiz. Küçük bir çocukken de severdim. Ama en çok ilk gençlik dönemimde özenirdim İstanbul’da yaşamaya. Gazetelerin sinema/kültür/gezi sayfalarına falan bakardım, nerede ödül almış bir film, nerede iyi bir sanatçının konseri hep İstanbul’da olurdu. Sözde İzmir de büyükşehir ama olmazdı böyle aktiviteler. İstanbul’un bir tek aktif sosyal yaşamına vurgundum o zamanlar. Sonra eski binalarını, o koskocaman taş yapıları gördükçe, İzmir’i anımsarım ben hep, yakın geldi İstanbul. Şimdilerdeyse dostları, arkadaşları görmeye gidiyoruz. Giderek daha çok seviyoruz.
İstanbul gezimizde Seviye ve Cihan Kaloğlu Çifti, ayrıca Mustafa Öztürk bizi evlerinde misafir ettiler, biz de çok rahat ettik, çok mesut olduk, teşekkür ederiz. Seviye ve Cihan’ın kedileri Kartal ve Yuva’yı çok sevdim, kocamanlar maşallah. N. Onur Atahan ve Okan Barlas‘ın peşine takıldık hep beraber, güzel şeyler yedik, içtik. Uzak İhtimal’in ön gösterimine koşa koşa yetiştik, izledik.
Daha bir çok şey yaptık, Alev Durmuşoğlu ve Uzak İhtimal’i izlemeye gelen ekiple Dolmabahçe’de çay içtik, gece manzarası harikaydı. Kısacası ekimde İstanbul gayet güzel geçti. 6 Ekim Salı günü de Bursa’ya evimize döndük.
Sezgi
08 Ekim 2009, Perşembe saat 00:59
İyi ki geldiniz..