Bazen çok afilli cümleler geliyor aklıma, sanki dilimin ucunda ama kuramıyorum. Bazen çok ağır sözler geliyor aklıma, sanki kalemimin ucunda ama yazamıyorum. Bazen koca bir çığ oluyor sanki gözyaşlarım, sanki akacak.. Ağlayamıyorum. Ben bazen konuşamıyorum, bazen sadece susabiliyorum, bazen sadece yutkunuyorum. Boğazıma bedenimden büyük, öyle acı bir düğüm takılıyor ki yutkunuyorum. Boğazıma öyle bir acı [...]
İsteyerek unutulmuş bir kutlama yazısıdır bu.. Sadece anneme.. Sadece canım anneme.. Uzun zaman oldu adam akıllı oturup konuşmayalı. Neler yapıyorsun, günlük telaşlar, ben bunu yaptım siz ne yaptınız sorularının cevaplarını anlatıp, duymaktan öte; çok uzun zamandır gerçekten hissettiklerimi söyleyemedim. Aslında bilirsin ben yer, zaman tanımam hep söylerim. Bilirsin içimde kalsa dert olur. Hoş sen sadece [...]
Ne romantik, ne anlamlı.. Sadece öylesine … yazım geldi.. geçiyor.. ve hatta geçti bile yazasım geldi, geçiyor bile yazasım geldi, içimi kalemle kazıyasım geldi, kürtaj gibi! bir yarayı temizler gibi bir anıyı söküp hayatımın en afilli yerinden yerin dibine sokar gibi, bir dikeni çıkarır gibi seni içimden dışarı çıkarasım geldi. kanata kanata canımı seni çıkarıp [...]
Bu bir karanlık tümcesi. Bu bembeyaz bulutların arasında bir alacakaranlık yanılsaması. Bir bilinç aldanması. Bir söz yitimi. Bu bir karanlık tümcesi. Bir meleğin kanadından düşüp toprağa çakıldı umut silsilesi. Yıllar önce ufacık bir çiçek vardı, oksijene ve güneşe aç, minicik bir çiçek. Dallanıp tomurcuklar açtırtacak bir besin kaynağıydı tek dileği. Sonra bir gün çok kuvvetli [...]
Gördüğümü görürse gözlerin, görürüz görülmeyeni görebildiğimiz derecede, Bir olursak bir de gördüklerimizin etkisiyle, Nişan alırız belki de güzel günlere! Tüm göz, gez, arpacık komutlarının bu denli masumane olması dileğiyle..
Ve start verildi! Koş dedi ona. Ardına bakmadan, son görüş noktana kadar durmaksızın koş. Hiç kapatma gözlerini, görebildiğin son noktaya kadar koş! Koşan ve koşturan da bilmekteydi bu son noktanın kolay kolay görünmediğini. Ardına bakmadan koşmalısın, ancak her düştüğün taş aklının bir yerine kazınsın. Çok değil, kısa bir süre sonra tekrar bir diğeriyle karşılaşacaksın, bu [...]
Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben, Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim, Bir öyle garip hale bugün geldim ki Sen benmisin, bilmiyorum, ben mi senim? Mevlana Celaleddin Rumi
Bundan böyle 4 haziran benim çilek günüm olacak ve ailecek her yıl bugünü çilek yiyerek geçirme kararı aldım. Çünkü bugün çilek açısından çok çok şanslı bir günümdeydim. Ofise gelen arkadaşım soyut (Erkan Bulan) elinde tarladan yeni toplanmış çileklerle çıkageldi, tam da yemek üstüne rastlamıştı gelişi, bir nevi tatlı oldu o çilekler benim için. Ve arkasından [...]
İnsanlar iyi ama temiz değil. Hayır ben demedim Kolera söylüyor, Uyumam Lazım’da. Ne de güzel söylemiş. Belki iyi bir insanım, belki karıncayı incitemem. Ama mutlaka birgün bir yerlerde bir hata yapmışımdır. Ki yaptım elbette. Küçük hatalar, bir başkasına yanlışlar, beyaz yalanlar. İnsanı en fazla en yakınları yaralayıp üzebiliyor. Diğerleri gelip geçici günlük hayat koşuşturmasında. En [...]
Bundan sonra deli karga da sehnaz.net‘te yer alacak, denemelerini, Tim’s‘in hikayelerini yayınlayacak. Hoşgeldin deli karga!