Beni De Bu Havalar Mahvetti!
Yıllarca herkesten “İzmir’in kızına da havasına da güven olmaz” lafını duydum. Kızlarının aslında ne kadar dürüst ve güvenilir olduğunu bilenler çok iyi biliyor. Havasına gelince; gayet sıcakkanlı kendisi. Sadece sistematiğe alışmak gerekiyor; ilk ve sonbahar aylarında evden çıkarken ince bir hırka almak hasta olmaya engel. Yazın vücudun doya doya nefes aldığı, titil tiril giysilerin zamanı. Ağustos ayında mutlaka bir gün yağmur yağar, hatta dolu bile olabilir. Ardından hava yine mest olunası. Kış aylarında ise lahana gibi kat kat giyinmek, yolda robot gibi yürümek İzmirliler için geçerli değil, lakin Bursa öyle mi? Kışı ayrı, baharı ayrı dert oluyor bazen. Tamam aradaki sıcaklık değeri çok fazla değil ama, Bursa gardrobunu yenilettiriyor İzmirli birine. Kalın kazak, bir daha kazak, kalın mont, kalın tabanlı bot, sonunda yürüyüş oluyor robocop.
Güzelliği de yok değil tabi, güne karlı bir dağ manzarasıyla uyanmak da İzmirlilere nasip olmuyor.
Ama son günlerde 1 dakika içinde başlayıp biten yağmurlar, avucum kadar dolular görüyorum. Bir de şubat ayında 23 derece!
Ertesi gün ise hava soğuk ve yağmurlu!
Sonuç : Sanırım hasta oluyorum!
Satır sonu: İzmir’i özledim ben, yine!

Mumin
22 Şubat 2010, Pazartesi saat 11:30
Ben her gün hasta oluyor sonra tekrar iyileşiyorum. Bitmeyen bir süreç..