Şehnaz Paçacı
kelebek gürültüsü

Beceriksiz Ben

03 Ocak 2014 | Genel, Sarhoş Kelebek

O kadar üşendim ki hesaplamadım günleri, zor değil aslında 2 yıla çok çok az kalmış. 2 yıldır uğranmayan bir blog! Artık blog olmaktan çıkmış sanki anı defteri. Gardrobun üst raflarına atılmış eski moda kıyafet gibi. Tabi bu cümleleri kafamda kurarak gelmedim buraya, gördüğüm manzara karşısında şimdilik kelimelerim kifayetsiz. Hiç mi zaman ayırmadın be kadın! Yorumsuz, suçlu bir sessizlik.
Oysa ki gelecek planlarımdan bahsedecektim. Neler yapacağımdan ve neler yaptığımdan. Çok kısa anlatayım o zaman. Doğum sonrası çalışmadan bahsetmişim, ancak yoğunluğuna değinmemişim. O tempo beni yordu dostum. Geceler, günler, mesailer, büyüyen ve büyümesini, gülmesini kaçırdığım, 24 saatini beynime kazıyamadığım için kendimi çok suçlu hissettiğim kızım. Yoruldum ve işten ayrıldım. Ve yine bir temmuz ayıydı evet. Hayatımdaki önemli aylardandır kendisi. 2013 Temmuz’dan bu yana evdeyim. Ama hala blog ve hatta bloglarıma geri dönemedim. Arada bir çok özlediğim için bir yazı yayınladığım nasılyap hariç. Ama bu yetti mi, yeter mi? Hayır! Hayır ben aslında sitesini terkedip sosyal ağlarda yazmaya devam edenlerden de pek olmadım. İzledim, çok izledim sadece. Neler var neler yok diye.
Çok duygusal bir yazıya başlamıştım buradaki terkedilmiş şehri görünce. Anlaşılan o ki harekete geçmenin tam zamanı. Yeni bir yılda yenilenmenin, canlanmanın tam zamanı. Öncelikle bu sitenin ayağa kalkması gerekli. Ve bunun için de sevgili kocam Can Paçacı‘ dan bir randevu ayarlamak gerekli. En azından o hiç bırakmadı yazmayı, ayda bir de olsa devam etti. Çünkü biz yazan, üreten, sorgulayan insanlardık.
Şimdilik hoşçakalın. Bu sefer gerçekten geri geleceğim.




gerekli



gerekli - ama yayımlanmaz


Yorumunuz:

Bir başlık yaratmakta çok zorlandım, düşünsene buraya gelmeyeli tam 466 gün geçmiş! Oysa son yazımı daha dün yayınladım sanki. Bu 466 günde neler olmadı ki? En önemlisi, en güzeli, en benim, en canım, en sevdiğim olan Ezgi’m geldi dünyaya, tam 444 gün önce. Hayatımın evliliğimizden sonraki yeni dönüm noktası: 17 Kasım 2010. Ezgi’den sonra elbette [...]

Bir önceki yazı